İnsan yazmaya bir başladı mı duramıyormuş resmen 🙂 Ben de, her ne kadar Hong Kong’ta da olsam, gitme fırsatı buldukça Şanghay’ı elimden geldiğince yazmaya devam edeceğim sanırım. Bir önceki yazıda kardeşimle yaptığım kısa Şangay seyahatinden bahsetmiştim. Bu sefer ise eşim Müge ve kızımız Ada ile yaptığımız 5 günlük Şangay ziyaretinden bahsedeceğim.
Çin vizesini aldığımızdan beri Şanghay’a ve özellikle de dibimizde olduğu için Shenzhen’e bir kaç kez gittik. Önceki yıllarda Çin Anakarası’nda yaşamış olmanın da verdiği tecrübeyle bu seyahatlerde zorluk yaşamadık ve epeyce keyif de aldık. Bu konuyla ilgili olarak aslında bir “Hong Kong vs. Şanghay” karşılaştırma yazısı yazmayı da planlıyorum, kısmetse pek yakında 🙂

Şanghay’da geçirdiğimiz zamanı günlere bölerek beş yazıda anlatmayı düşündüm. Hem okuyucu için kolaylık hem de yazar için 🙂 Bu yazıda ilk günümüzden bahsedeceğim, yola çıkışımız da bu günün sabahında olduğu için aslında yarım günlük bir Şanghay yazısı olacak ama olsun, bundan sonraki günler için bir ısınma turu olsun 🙂
Şanghay seyahatimiz için sabah 9:30 uçağı ile Hong Kong’tan yola çıktık. İstikametimiz, Gençerle yaptığımız gibi, gene Hongqiao Havaalanı oldu. Saat 12:00 sularında Şanghay’a varan uçağımızdan inişimiz, pasaport kontrolünden geçiş, bavulu alıp Didi çağırıp sonrasında konaklayacağımız mekana varışımız derken saat 13:00’ı geçmişti bile.
Bu arada geçen yazıdan beri çok fazla “Didi” kullanıyorum, sıkı dostumdan aldığım bir geri bildirimin de etkisiyle kısa bir açıklama yapayım. Şanghay’da standart taksilerin dışında Über benzeri bir çok uygulama da mevcut. Bu uygulamalarla hem taksi hem de normal araç (hem normal hem lüks sınıf) çağırabiliyorsunuz. Fiyatları da gayet uygun. Bu uygulamalar içinde en popüleri ve İngilizce desteği de olan Didi bizim Şanghay’da ulaşım için ilk seçimimiz oldu.

Şangay’da konaklamak için Shanghai Centre içinde bulunan Shanghai Centre Serviced Apartment‘ı tercih ettik. Rezidans şeklinde hizmet veren bu mekan otellere göre biraz daha pahalı ama eğer küçük çocuğunuzla seyahat ediyorsanız kesinlikle tavsiye edebileceğim bir yer. Tam donanımlı bir mutfak, çamaşır/kurutma makinesi, ve hatta Japon usulü elektrikli tuvaleti ile size çok rahat bir ev ortamı sağladığı gibi çocuklar için ayrıca oyun odaları, oyun alanları, yüzme havuzu vs. bir çok aktivite de mevcut.
Odaya yerleştikten sonra birşeyler atıştırmak istedik ve ne zamandır aklımda olan bir mekanın yolunu tuttuk. Şanghay’da eskiden oturduğumuz sitenin yakınında açılmış olan Papito Pancake şubesine kısa bir yürüyüşün ardından ulaştık. İki adet ıspanaklı/peynirli, iki adet de nutella/muzlu krep söyledik ve hiç zorlanmadan hepsini bitirdik 🙂 Gerçekten de çok lezzetli yapıyorlar ve malzemeleri bol bol koyuyorlar.. Yolu düşenin kesinlikle uğraması gereken bir mekan..
Papito’da karnımızı iyice doyurduktan sonra, gene Didi vasıtasıyla, Şanghay’ın yeni AVM’lerinden biri olan 1000 Trees‘e doğru yol aldık. Mimarisiyle ve özellikle dış cephesindeki ağaçlarla dikkat çeken bu devasa AVM’yi epeydir görmek istiyordum. Hafta içi olmasından dolayı içerisi sessiz ve sakin idi. Her yaşa uygun mağazalar barındıran bu AVM’nin giriş katında sanat workshop’ları yapan bir yer bulduk, Ada orada yarım saat kadar bir mini heykel boyama yaptı, sonrasında üst katlara da göz attıktan sonra bir sonraki durağımız için gene bir Didi çağırdık 🙂

Gezi programını genelde Ada ekseninde şekillendirdiğimiz için bir sonraki hedefimiz Mini Mars adlı çocuk oyun alanı zincirinin Jingan’daki şubesi oldu. Bir önceki gelişimde Gençerle aynı binanın üst katındaki Cages’a gitmişken bu gelişimde alt kattaki Mini Mars’a gelişim de zaten iki seyahat arasındaki farkı anlatmaya yetiyordur sanırım 🙂 Ada oyun alanı içinde bulunan bir çok aktivite ile eğlenirken biz de kah onunla takıldık kah mekanın cafe’sinde birşeyler içtik. Bu tür oyun alanları hem çocuklar hem de ebeveynler için ideal bence 🙂
Ada oyun alanında epeyce oynayıp akşam yemeği saati de gelince Mini Mars’a yürüme mesafesinde bulunan Şanghay’ın yeni Türk restorantlarından So Mezze‘ye doğru yol aldık. Daha önceki yazıda bahsettiğim Shangkang Li adlı mekanın içinde yer alan restoranlardan birisi olan So Mezze’nin yemeklerinden, servisinden ve çalışanların güleryüzünden gayet memnun kaldığımızı söyleyebilirim.

Karnımızı doyurduktan sonra Müge’nin akşam toplantısının da olması nedeniyle çok fazla vakit kaybetmeden eve doğru yol aldık. Senelerce iki kişi yürüdüğümüz sokaklardan şimdi bir Ada ile yürümek enteresan bir duyguydu gerçekten de.. İlk günümüzü noktalarken ikinci günün heyecanı başlamıştı bile 🙂
Efsane geri döndü
Estafurullah, şımartıyorsunuz beni 🙂
welcome back
Thanks, you too 🙂
Okurlarin geri bildirimini dikkate alan ve Didi icin ayri paragraf ayirarak bize deger veren sevgili siki dostuma bir tesekkuru borc bilirim 🙂
Okur veli nimetimizdir, başımızın üstünde yeri vardır, özellikle de yorum yapanların, feedback verenlerin 🙂
[…] Ressamlar Caddesi’nin son durumundan bahsedeceğim. Geçtiğimiz ay ailecek yaptığımız Şangay seyahatinde bu caddeye uğradık ve bu sefer 13 sene önce yapamadığımız bir şey yaptık ve bir tablo […]